Milli Savunma Bakanlığınca (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerin Irak ve Suriye'deki görev sürelerinin 3 yıl uzatılmasına ilişkin, "Türkiye'nin milli güvenliğine tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklar doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması ve Suriye'deki istikrarın tesisine dair çabaların pekiştirilmesine devam edilecek." ifadesi kullanıldı.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada ülkenin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiğine vurgu yapan Aktürk, Suriye harekat alanlarında 8 Ocak'tan bu yana sürdürülen "tünel imha" faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat ve Münbiç'te imha edilen tünel uzunluğunun 702 kilometreye ulaştığını söyledi.
Aktürk, hudutların tesis edilen kademeli güvenlik sistemiyle uluslararası standartlarda korunduğunu ve geçen hafta 281 kişinin yakalandığını, 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 8 bin 24 olduğunu bildirdi.
Çok sayıda mühimmat ele geçirildi
Hafta içerisinde engellenen 827 şahısla birlikte bu yıl içerisinde hududu geçemeden engellenen kişi sayısının 54 bin 719'a ulaştığı bilgisini paylaşan Aktürk, "Hatay hudut hattında bu hafta içerisinde yapılan arama tarama faaliyetlerinde 2 bin 440 uçaksavar mühimmatı, 40 el bombası, 37 fünye, 1 AK-47 piyade tüfeği ve 1 RPG roketatar ile 3 kilo 384 gram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir." dedi.
Tuğamiral Aktürk, TSK'nın eriştiği yüksek caydırıcılık kapasitesiyle küresel düzeyde müessir bir güç haline geldiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda 21 Ekim'de yapılan oylama ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 30 Ekim 2025 itibarıyla 3 yıl, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti (UNIFIL) kapsamındaki görev süresinin 31 Ekim 2025 itibarıyla 2 yıl uzatılmasına ilişkin tezkereler kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozmaya, istikrar ve güvenlik tesisi çabalarını sekteye uğratmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yönelik, Türkiye'nin milli güvenliğine tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklar doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması ve Suriye'deki istikrarın tesisine dair çabaların pekiştirilmesine devam edilecek, İsrail-Lübnan Savaşı sonrasında Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulan 'Barış Gücü'ne 2006 yılından bu yana sağlanan katkı ile Lübnan'da barışın tesisi ve idamesi amacıyla bölgedeki güvenlik koşullarının iyileştirilmesi, istikrarın sağlanması ve Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin kapasite inşasına yardım edilmesi çalışmaları sürdürülecektir."
"Dikkatle ve hassasiyetle takip ediyoruz"
Suriye'deki son duruma ilişkin sorular üzerine kaynaklar, Suriye hükümetinin tüm kurum ve birimleriyle yeniden yapılanmaya, ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik gayretli çalışmalarına devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
"13 Ağustos 2025 tarihinde 'Ortak Eğitim ve Danışmanlık Mutabakat Muhtırası' imzalanması sonrası Suriye hükümetinin talepleri doğrultusunda, savunma ve güvenlik kapasitesini artırmaya yönelik eğitim, ziyaret, danışmanlık ve teknik destek faaliyetleri sürdürülmektedir. Bununla birlikte SDG terör örgütünün Suriye Ordusuna entegrasyonu kritik öneme sahiptir, bu hususu dikkatle ve hassasiyetle takip ediyoruz. Bu kapsamda SDG terör örgütü Suriye ordusuna entegrasyon sürecine uymalı, Suriye'nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne zarar verecek her türlü eylem ve söylemden vazgeçmelidir. Suriye'nin istikrarı ve güvenliği, bölgenin huzuru için büyük öneme sahiptir. Türkiye, bu doğrultuda Suriye hükümetiyle yakın işbirliğini sürdürmeye ve 'Tek Devlet, Tek Ordu' ilkesini desteklemeye kararlıdır."