Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen "Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli"nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden 11 ildeki 14 milyon kişinin doğrudan etkilendiğini belirtti.
Depremde 53 bin kişinin hayatını kaybettiğini, 100 binden fazla kişinin yaralandığını hatırlatan Kurum, binlerce binanın yıkıldığını, 104 milyar dolarlık doğrudan ekonomik kayıp yaşandığını söyledi.
Kurum, depremin yaşandığı zamanlar dünyada da bazı sorunlar yaşandığını ifade ederek, "Ama biz bu karanlıktan çıkmasını bildik. Önce milletimiz bize inandı, biz de milletimizin desteğiyle gece, gündüz hiç durmadık. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir taraftan arkadaşlarımızla enkaz çalışmaları yürütürken bir yandan da kalıcı konutların yapımına başlamıştık." diye konuştu.
Depremin ardından 15'inci günde temelleri attıklarını, 45'inci günde ilk konutları teslim ettiklerini anımsatan Kurum, saatte 23, günde 550 konut ürettiklerini, bunun dünyada örneği olmadığını belirtti.
"Gelinen noktada 455 bin konutu alnımızın akıyla tamamladık. Dualarla, desteklerle, milletimizin bize olan o inancıyla el ele vererek hamdolsun bu konutları teslim ettik. Tüm bu süreçte hep aklımızda şu vardı. Bu şehirler ayağa kalkarsa, Türkiye ayağa kalkar. Onun için 11 ilimiz hep önceliğimiz oldu." diyen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sadece konut olarak da bakmadık bu diriliş sürecine. Biz biliyoruz ki şehir, sadece insanın inşa ettiği bir mekan değildir. Şehir aynı zamanda insanı inşa eden bir yapıdır. Geçmişimizi taşır, bugünümüzü şekillendirir, yarınımıza da istikamet verir. Biz şehirleri bu anlayışla, köklerini Türk-İslam medeniyetinden alan, insanı merkeze koyan bir tasavvurla inşa ederiz. Bizim şehir anlayışımızda insan vardır, ahlak vardır, komşuluk vardır, merhamet vardır. Bizim için şehir, insanın ruhunu yormayan, hayatını kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten bir yaşam alanıdır. Camisiyle, çarşısıyla, okulu ve meydanıyla, insanı merkeze alan bir hayatın adıdır. 11 ilimizde de konutları inşa ederken yaşam alanları açtık. 'Şehirlerin kimliğidir' dedik, meydanlar inşa ettik."
"Türkiye, en zor gününde bile ayağa kalkmayı bilen bir ülkedir"
Bakan Kurum, Habib-i Neccar Camisi'ni, Tarihi Meclis Binası gibi birçok eseri, aslını hiç bozmadan ihya ettiklerini, A'dan Z'ye topyekun bir şehircilik vizyonuyla hareket ettiklerini söyledi.
Üç yıl önce gördükleri tablonun, insanı çaresizliğe sürükleyecek kadar ağır olduğunu dile getiren Kurum, "Bugün gördüğümüz tablo ise şunu gösteriyor, eğer kararlı bir devlet aklı varsa, eğer milletine güvenen bir liderlik varsa, en büyük yıkımlar bile yeniden hayata çevrilebilir. Biz hep birlikte bunu başardık. Biz zoru başardık. Devletiyle, milletiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar güçlü bir devlet olduğunu tüm cihana bir kez daha kanıtladık." dedi.
6 Şubat'ta Osmaniye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile "Türkiye'min Gücüne Bak" programının düzenlendiğini, bu gücün, sadece beton ve demirden ibaret olmadığını vurgulayan Kurum, "Bu güç, inançtır, kararlılıktır, dayanışmadır, istişaredir, millet-devlet birlikteliğidir. En zor gününde bile geri çekilmeyen bir iradenin adıdır. Bu manzaradan bakan herkes ister bu topraklardan olsun ister dünyanın öbür ucundan gelsin, aynı gerçeği görüyor. Türkiye, en zor gününde bile ayağa kalkmayı bilen bir ülkedir." diye konuştu.
"2 milyon vatandaşımızın gülen yüzleriyle cevap verdik"
Bakan Kurum, "asrın felaketi" sonrası, "asrın inşa" sürecinde de birçok zorlukla karşılaştıklarını ama kendilerini en çok yoran şeyin dezenformasyonlar olduğunu belirtti.
"Daha ilk gün, ilk saatlerde biz insanımıza buradaki gönüllü kardeşlerimizle, AFAD'ımızla, Kızılay'ımızla, arama kurtarma ekiplerimizle ulaşmaya çalışırken, tek bir canımızın daha hayatını nasıl kurtarabiliriz diye çalışırken onlar yalan haberleri yaymaya başladılar. 'Hükümet bu enkazın altında kalır' diye ellerini ovuşturanlar yalanlarla korku pompaladılar." ifadelerini kullanan Kurum, yanlış bilgiler yayarak çalışmaların sabote edildiğini, acıyı kaosa dönüştürüp, toplumsal fay hatlarının harekete geçirilmeye çalışıldığını söyledi.




















