Erdoğan, Uluslararası Adalet Zirvesi'nin Türkiye ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi, zirve kapsamında yapılan panel ve istişarelerin somut ve uygulanabilir neticelere vesile olması temennisinde bulundu.
Uluslararası insancıl hukuku, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada uluslararası adalet, göç ve sorumluluk paylaşımı gibi hem güncel hem de kapsamlı meseleleri ihtiva eden bu oturumları çok kıymetli bulduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu anlamda iki gün boyunca fikir ve görüşlerini ifade eden, değerlendirmeleriyle zirveye katkı veren tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum. 'Adaletin geleceği insanlık için ortak sorumluluk' temasıyla tertiplenen bu zirvenin adalet, hukuk devleti ve uluslararası işbirliği alanlarında ortak bir zemin oluşturmasını, farklı hukuk sistemleri arasındaki diyalog ve etkileşimi güçlendirmesini, hukuk diplomasisi faaliyetlerine yeni bir ivme kazandırmasını canıgönülden temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, zirveye başarıyla ev sahipliği yapan Adalet Bakanlığı ile Adalet Bakanı'nı ve ekibini gönülden tebrik ettiğini dile getirerek organizasyona emeği geçenlere de tebriklerini ve takdirlerini iletti.
"Gazze'de tam 3 yıldır tüm dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor"
Şurasının çok önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, "Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi. Rusya ve Ukrayna arasında 4,5 yılı geride bırakan savaş her ay binlerce can kaybıyla halen devam ediyor. Lübnan'da, Yemen'de, Somali'de, Sudan'da, bölgemizin ve dünyanın daha pek çok yerinde neler yaşandığını hepimiz görüyoruz. Hepsinden önemlisi Gazze'de tam 3 yıldır tüm dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor. Siviller acımasızca şehit ediliyor." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoğu çocuk ve kadın, 74 binden fazla Gazzeli'nin katledildiğini, savaşta bile dokunulmaması gereken okulların yerle yeksan edildiğini dile getirdi.
Üniversitelerin, hastanelerin ve ibadethanelerin vurulduğunu aktaran Erdoğan, "Binlerce çocuk elini, ayağını, vücudunun bir azasını kaybetti. Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Biliyorsunuz, ülkemizin katkılarıyla geçen yıl bir ateşkes tesis edilmişti. Filistinli kardeşlerimizin riayet ettiği bu ateşkes İsrail hükümeti tarafından binlerce kez ihlal edildi." diye konuştu.
Erdoğan, ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025'ten bu yana 1500 Filistinlinin bu saldırılarda katledildiğini, 5 binden fazla insanın yaralandığını söyledi.
Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin fanatik grupların devlet destekli organize suç ve şiddet eylemleriyle devam ettiğini belirten Erdoğan, Kudüs'teki kutsal mekanların baskına uğradığını, tarihi ve hukuki statülerinin haydutlukla değiştirilmek istendiğini, İsrail'in komşuları başta olmak üzere bölgenin huzur ve güvenliğini kendisi için doğrudan tehdit unsuru olarak değerlendirdiğini kaydetti.
"Bu, tüm dünya için bir insanlık testidir"
Erdoğan, bu acı manzara karşısında uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini, yargı ve yaptırım mekanizmasının olması gerektiği şekilde işletilmediğini gördüklerini ifade ederek, "Türkiye gerek Uluslararası Adalet Divanında açılan davaya müdahillik başvurusu yaparak gerek İsrail'le ticari işlemlerini tamamen durdurarak gerekse Küresel Sumud Filosu'na yönelik silahlı saldırının asıl faillerine kırmızı bülten çıkartarak tavrını çok net biçimde ortaya koymuştur. Kıymetli misafirler, şunu bugün bir kez daha ve altını çizerek dile getirmek durumundayım: Bu, tüm dünya için bir insanlık testidir. Hepimiz için bir samimiyet testidir. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez." ifadelerine yer verdi.




















