Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel, tutuksuz sanık M.T. ile taraf avukatları hazır bulundu. Firari sanık ile tutuksuz yargılanan kamu görevlileri duruşmaya katılmadı.
Tutuksuz sanık M.T. savunmasında, depremde yıkılan Ezgi Apartmanı'nın fenni mesulü olduğunu, yapılan tadilatların kendisiyle bir alakasının olmadığını iddia etti.
Hakkında 5 suçlama olduğunu ifade eden M.T, bu suçlamaların da bilirkişi raporlarıyla çürütüldüğünü belirterek, beraatını talep etti.
Tutuklu sanık Mustafa Pekel de savunmasında, suçsuz olduğunu söyledi.
Pastanenin iç dekorasyon işi için iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı'ya anahtar teslimi anlaştıklarını belirten Pekel, şöyle konuştu:
"Bu pastaneyi 2003 yılında aldık ve 2017 yılında iç dekorasyon tadilatları yapıldı. Yapılan tadilatların binanın statik yapısına zarar verecek, yıkılmasına neden bir durum olduğunu düşünmüyorum. Tadilat işi için resmi izin alınmadı. Yıkılan bina ile ilgili kolon kesildi, perde duvara delik açıldı iddialarını kabul etmiyorum. Ben daha çok finansal, yatırım ve üretim alanlarından sorumluyum. Sami Bey daha çok dış pazarlamaya bakar. Son gelen bilirkişi raporlarında yapılan tadilatların binanın statik yapısını etkilemediği ortaya çıktı."
Mahkeme heyeti başkanının, "Neden teslim olmadınız, iki yıla yakın kaçak durumunu sürdürdünüz?" sorusuna Pekel, "Sosyal medyada yayılan asılsız haberler üzerine çok korktuk. Hakkımızda 870 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. Biz kendimizi çok anlatmak istedik, suçsuz olduğumuzu kanıtlamak istedik ama hakkımızda çıkan asılsız suçlamalar yüzünden gelemedik. Burada suçsuz olduğumuzu belirtmek isterim ve beraat talep ediyorum." cevabını verdi.
Tutuklu sanık Sami Kervancıoğlu, ürünlerin pazarlanmasına yönelik şehir dışında zaman geçirdiğini, pastanelerde gerçekleştirilen tadilatlara yönelik detay bilmediğini ileri sürerek, şunları kaydetti:
"Kahramanmaraş'ta Kervan diye bir marka var ve bu benim değil Kahramanmaraş'ın markası. Ben burada emanetçiyim. Türkiye'nin farklı yerlerinde şubelerimiz var. Şubelerimizde yapılan tadilatları ayın büyük bir kısmında şehir dışında olduğum için takip etmem mümkün değil. İTÜ ve ODTÜ’den çıkan bilirkişi raporlarında bizim suçsuz olduğumuzu kanıtladı. Kolon kesildiğini yargı sürecinde öğrendim. Depremden sonra sürekli sosyal medyanın bizim üzerimizde yaptığı baskı var. Biz suçsuzuz, beratımızı talep ediyorum."
Duruşmada ayrıca sanık avukatlarınca dosyaya bilimsel mütalaası sunulan inşaat mühendisi Ümit Şafak da tanık olarak dinlendi.
Yapılan bilimsel araştırmalarda binanın yıkılmasındaki en önemli nedenin statik hesap hatası olduğunu iddia eden Şafak, pastanede yapılan tadilatların binanın yıkılmasında bir etkisinin olmadığını belirtti.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanıkların mevcut durumlarının devamını ve dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep etti.
Sanık avukatları ise son bilirkişi raporunun bilimsel nitelikte olduğunu savunarak, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi talebine karşı çıktı.
Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut halinin devamına, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar vererek, duruşmayı 12 Aralık'a erteledi.




















