YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Rize Atatürk Caddesi'nde esnaf ziyaretinin ardından Balıkçılar Köyü'nde balıkçılarla ve çay üreticileriyle bir araya geldi. Üreticilerin sorunlarını dinleyen Özel, şunları söyledi:
"Rize potansiyeli çok yüksek olan, bu potansiyelini gören insanların gerek balıkçılıktaki yanlış işler gerek çayda yaşananlar gerek turizm konusunda atılması gereken adımların yeterince doğru atılmadığını görenler gerçekten bu konuda sıkıntılarını, eleştirilerini dile getiriyorlar. Balıkçılar Köyünde hem balıkçılarla, hem çay üreticileriyle bir sohbet etme imkanı bizim için çok kıymetli. Aslında burası denize girmek için, deniz turizmi için hem Trabzon'un sahilleri hem Rize'nin sahilleri son derece kıymetli iken belli başlı hatalar yüzünden, özellikle dünyanın en güzel koyları bu dolgu, dolumlar üzerine yapılan inşaatlar, bu dolguların yarattığı denizdeki kirlilik, işte biraz önce söylendi oradan alıp gelip burada sürekli limanın ağzının kapanması sorununa kadar gerçekten insanın bu kadar güzel bir coğrafyaya insan eliyle bu kadar kötülük nasıl yapılır, bu kadar güzel bir memlekete hem de o memleketin içinden çıkmış siyasetçiler bu çevre katliamlarının yapılmasına hem burada hem yukarıda dereler noktasında nasıl sessiz kalır, yol verir insan gerçekten bunları anlamakta güçlük çekiyor.
"ÇAY KANUNU OLMAZSA ÇAY ÜRETİCİSİNİN SORUNLARININ ÇÖZÜLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"
İkincisini Allah için hem il başkanınız hem millet vekiliniz, hem geçmişte Meclis'te Rize'li olup İstanbul'dan milletvekilliği yapan arkadaşlarımız hep söylediler 'Çay için çay kanunu lazım' diye. Ve yine bu dönem Tahsin Bey'in imzasıyla, bölge milletvekillerinin imzasıyla Çay Kanunu verildi. Bir Çay Kanunu olmaksızın çay üreticisinin sorunlarının çözülmesi mümkün değil. Bir bakış açısına ihtiyaç var. Bu Çaykur'un bu kadar zayıflaması, güçsüzleşmesi, devlet desteği uzak bir başına bırakılması doğru değil. Çaykur herhangi bir kurum değil. 1923 Cumhuriyet'in kurulduğu sene Atatürk bakıyor 'Bu Doğu Karadeniz'e biz ne yapacağız' diyor. O zaman biliyorsunuz buradan İstanbul'a gitmek için karayolu yok, demiryolu yok, gemiyle üç buçuk günde gidiliyor. 'Buraya bir şey yapmak lazım.' Zihni Derin'e diyor ki 'Bu Doğu Karadeniz'e bir çalış.' Zihni Derin Doğu Karadeniz'e bir senelik bir çalışmanın sonucunda çayla tanıştırıyor. Çay üretimi yapıyor ve bunun üzerinden deneme üretimleri yapıyor ve 1924 yılında Zihni Derin Atatürk'ün talimatıyla bir senelik çalışmasının sonunda geliyor buraya ve Çay Kanunu çıkarıyor TBMM'ye. 1924'ten 1940'a kadar burada çay üretimi yerleşiyor. 1940'ta rahmetli İnönü çaya alım garantisi veriyor. Yani diyor ki 'Siz üretirseniz bunu şu fiyattan biz alacağız.' 1947 herhalde ilk çay fabrikasını buraya kuruyor rahmetli İnönü. O günden sonra Doğu Karadeniz'in yani Artvin ve Rize ve Trabzon başta olmak üzere bu çay üzerinden yüzü gülmeye başlıyor ve bugün Türkiye'de 1,5 milyon kişinin geçimi doğrudan ya da dolaylı olarak çay üretimine bağlı.
"BİZİM İKTİDARIMIZDA ÇAYIN VE FINDIĞIN ALIM GARANTİSİ VAR"
Peki kimin garantisi yok? Çay üreticisinin yok, fındık üreticisinin yok. Bak YENİ Parti'nin yeni sözünü söylüyorum size: Bundan sonra bu 30 yıllık bu milletin parasından verilmiş garantilerin hepsine bir bakacağız bakalım. Bu birtakım zengin adamlar bayağı zenginleştiler, bu paraları aldılar. Acaba hakikaten 30 yıl daha vermeye gerek var mı, onu bir düşüneceğiz. Bizim iktidarımızda beşli çetenin geçiş garantisinin garantisi yok. Ama çayın ve fındığın alım garantisi var. Fiyat garantisi var. Baştan ilan edilecek fiyatın altında işlem yapana da mutlaka müeyyide uygulanacağının garantisi var. Fındığa 250 lira fiyat vermiş, 160 liradan alım yapıyor, asgari ücretin altında esnaf çalıştırınca tepesine biniyorlar 250 liralık fındığı 160 liradan topluyor dünya devleri karışan yok. Çayda geçtiğimiz yıllar işte bu sene 40 lira istediniz, 35 lira verildi. Birinci sürgünde düşük fiyatlar vardı. İkincide rekolte düşünce fiyat bir yere geldi ama yıllarca ilan edilen fiyatın altında çayı sattınız. Doğru mu? Asgari ücretin altında işlem yapana ceza var da küçük esnafta ya da sanayicide asgari fiyatın altına işlem yapanın niye peşine düşmüyorsun devlet olarak? YENİ Parti'nin yeni döneminde çayın da fındığın da alım garantisi olacak ve ilan edilenin altında bir kuruş satış yapılmayacak."




















