GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-02-2026 11:09

Eğilmez'den Korkutan Enflasyon Analizi

İktisatçı, eski Hazine müsteşarı Mahfi Eğilmez, Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının teknik nedenlerden değil, siyasal tercihlerden kaynaklandığını savundu... Enflasyonla büyümenin uzun süredir benimsenen bir yöntem olduğunu ifade eden Eğilmez, mevcut ekonomik yaklaşım değişmedikçe hedeflerin gerçekçi olmadığına da dikkati çekti.

 Eğilmez'den Korkutan Enflasyon Analizi

İktisatçı Mahfi Eğilmez, "Kendime Yazılar" adlı blogunda yayımlanan “Enflasyon niçin fazla düşmez?” başlıklı yazısında, Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının bilinçli bir siyasal tercihin sonucu olduğunu dile getirdi. Enflasyonla büyümenin kolay ve tercih 
edilen bir yöntem olarak görüldüğünü anlattı.

Eğilmez, siyaset açısından enflasyonun kamuoyuna açıklanabildiğini ancak büyümeden vazgeçilmesiyle ortaya çıkacak işsizliğin anlatılmasının zor olduğunu belirtti.

Bu nedenle düşük enflasyon hedeflerinin, mevcut siyasal ve ekonomik tercihler değişmeden gerçekçi olmadığını vurguladı.

Mahfi Eğilmez, yazısında enflasyonun ve büyümenin temel tanımlarına da şöyle yer verdi:

"Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının nedeni teknik bir yetersizlik değil; büyümeden ve onun yarattığı sanal refahtan vazgeçemeyen bilinçli bir siyasal tercihtir.

Enflasyon, bir aydan diğerine fiyatlar genel düzeyindeki artış eğilimidir. En çok kullanılan endeks tüketici fiyatlarına dayalı TÜFE’dir. Bu endeksin ortaya koyduğu enflasyona manşet enflasyon deniyor.

Büyüme; bir ekonominin bir çeyrekten sonrakine reel olarak enflasyondan arındırılmış fiyatlarla ne kadar büyüdüğünü ortaya koyan bir göstergedir."

Eski hazine müsteşarı'na göre Türkiye, uzun yıllardır enflasyon ve tüketim artışıyla büyüyen bir ekonomik modeli bilinçli olarak uyguluyor.

Eğilmez, düşük enflasyon hedeflerinin teknik olarak mümkün olsa da siyasal açıdan tercih edilmediğini de şöyle anlattı:

"Türkiye’de enflasyonu belirli bir oranın altına düşürmek teknisyenlerin ne kadar arzuladığı bir hedef olsa da siyasetçinin pek işine gelmez. Çünkü verimliliği artırmak, teknolojiyi yükseltmek ya da dünya çapında markalar yaratmak zor ve zahmetli yollardır. 
Siyasetçi, enflasyonu halka bir şekilde anlatabilse de ekonomik küçülmenin yarattığı işsizlik artışını anlatabilmesinin çok zor olduğunun bilincindedir.

Öte yandan yüksek enflasyon, GSYH’yi ve dolayısıyla kişi başına geliri, gerçekte olması gerekenden daha yüksek göstermek suretiyle siyasetçiye övünme olanağı da yaratır.

Sonuç olarak, Türkiye’de enflasyonun yüzde 5’lere düşmesini ve bu düzeyde kalıcı olmasını beklemek, mevcut siyasal-ekonomik tercih seti değişmediği sürece gerçekçi değildir.

AdminAdmin