Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün "Türkiye'de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler" başlıklı raporu, ülkedeki doğurganlık hızındaki düşüşün, aile bütçesinden emeklilik sistemine kadar uzanan mali sorunlardan kaynaklandığını ortaya koydu...
Rapora göre, dar gelirlinin tüketim harcamalarının yüzde 67,9'u barınma ve gıdaya ayrılıyor
Kazancının büyük bir kısmını sadece barınma ve gıdaya ayıran ailelerde düşük doğurganlığın; çocuk istememekten çok, çocuk yetiştirirken karşılaşolan bakım, konut ve eğitim risklerine karşı güvence bulamamasından kaynaklandığı belirtiliyor...
Rapora göre, 2014'te 2,19 olan doğurganlık hızı 2025'te 1,42'ye kadar geriledi.
Bu sonuç, uzun vadede çalışan nüfusu ve sosyal güvenlik sistemini de etkileyebilecek. Çalışma çağındaki nüfus azalacak, emekli sayısı ise hızla artacak.
Genç nüfustaki düşüş kısa bir dönem sonra kamusal bakım hizmetlerine duyulan ihtiyacın daha da artacağı anlamına geliyor.
Peki çözümü ne?
Yapılan çalışmada, doğum yardımlarının güçlendirilmesi, 0-3 yaş grubuna yönelik bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, sosyal konut olanaklarının artırılması ve çocuk sahibi kadınların iş hayatında kalmasını destekleyecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi
öneriliyor
Bu nedenle kadın istihdamının artırılması, kayıtlı çalışmanın yaygınlaştırılması ve verimlilik artışı, nüfus politikalarıyla birlikte ele alınması gereken başlıklar olarak sıralanıyor.




















