İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündemeilişkin açıklamarda bulundu. Dervişoğlu, şunları kaydetti:
"Ülkemiz hem jeopolitik olarak sorunlu bir coğrafyada, hem de içinde yaşadığımız zamanın ruhu, artık bildik güvenlik yapılarına ve uluslararası hukuka tek başına bel bağlanamayacağını bize söylüyor. Yani her ülkenin, kendi savunmasını kuvvetlendirmesi, Savunma sanayisine yatırım yapması ve ordusunu sürekli olarak modernize etmesi gerekiyor. Ne var ki, bizim savunma sanayii üretimini takdir etsek de, iktidarın son 10 senedir savunma sanayi alımları konusunda imza attığı fiyaskoları, görmezden geleceğimiz anlamını taşımıyor. Hatta, bu ülkenin ulusal güvenliğini düşündüğümüz için, iktidarın bu hassas konuyu nasıl keyfe keder ve hoyratça kullandığını, iç politikada propaganda malzemesi yaptığını da ibretle izliyoruz. Hatta kitabın ortasından konuşayım. Bu iktidarın, savunma sanayi alımları yaparken, önceliği hiçbir zaman ulusal güvenlik olmamış, sadece kendi siyasi ikbaline kefil olacak dış müttefik bulmak için, bu milletin parasını, bu ulusun güvenliğini har vurup harman savurmuştur.
"Erdoğan kazanmış ama Türkiye kaybetmiştir"
Bir an için bu hamleyle havaya savrulan toplamda 15,5 milyar doları da bir kenarda tutalım. Asıl sıkıntı, Türkiye’nin, hava üstünlüğünü yitirmiş olmasıdır. Acı bilanço budur. Peki bu neyin karşılığında olmuştur? Putin’in doğalgaz alacaklarını seçim sonrasına ötelemesi ve Erdoğan’ın bir seçimi kazanmasına yardımcı olması karşılığında olmuştur. Yani Erdoğan kazanmış ama Türkiye kaybetmiştir. Her zaman söylüyorum, bunların zafer dediklerinde bilin ki, şahsi çıkarları abaddır. Sefaletse, her seferinde millete dağıttıkları ulufedir. Şimdi yine benzer bir hikayeyle karşı karşıyayız. Sayın cumhurbaşkanı, bu milletin dişinden tırnağından arttırdığı paraları sağa sola saçmakta, kendi iktidarını sağlama almak için ülke ülke gezerek, adeta rüşvet vermektedir. Önce ABD’ye gitmiş, Trump’ın desteğini almak için 75 adet Boeing uçak siparişi verilmiş, bunun için 30 milyar dolar ödenmiştir. Ardından da İngiltere ile masaya oturulmuş, 2030 yılında teslim edilecek Eurofighter uçakları için 10 milyar dolarlık sözleşme imzalanmıştır.
"Cumhuriyet, sadece hanedanın ortadan kalkması değildir"
Bunlar, eşitlik dediklerinde, talep ettikleri iktidar imtiyazlarıdır. Adalet dediklerindeyse bir yol ayrımını gizlediklerini biliyoruz. Ahlak diye feryat ettiklerinde, minarenin sığacağı kadar büyük kılıfları çoktan dikmiş oluyorlar. Beka diye gürlediklerinde ise, sarsılan küçük çıkarlarına ahmakça omuz verelim istiyorlar. Kısaca, demokrasisi olmayan bir siyaset, hukuktan uzak bir cumhuriyet istiyorlar. Bu talep, otoriterliğin de ötesinde, hanedancılığın, saltanatçılığın, istibdadın en ileri tekniklerle hayata geçirilmesini istemektir. Türk milleti buna geçit vermeyecektir. Cumhuriyet, sadece hanedanın ortadan kalkması değildir. İmtiyazların da ortadan kalkmasıdır. Bu sebepledir ki Cumhuriyet, ortak bir kimlik ortaya koymuştur. Tek bir akit önermiştir. Adı Türk kimliğidir. Bu kimliğin kapılarını da, Cumhuriyeti kuran herkese açmıştır. Tek istediği, saygı ve sadakat yükümlülüğüdür. Bunun dışında da bir kriter aramamıştır, sormamıştır. 300 yıl boyunca kimliklerle parçalanan bir siyasi yapıya karşı, modern dünyada ayakta kalabilmenin panzehirini sunmuştur.
"Kendi imtiyazlarını korumak uğruna, Türk milletinin maddi ve manevi surlarında açtıkları yaralardır"
Biz otobüs koltuklarını, çeşmeleri ayıran, ülkeyi renge göre bölen, bunu da daha 50-60 sene öncesine kadar sürdüren rejimlerin uzantısı değiliz. Biz meşruiyetimizi okyanus ötesinden, el kapılarından arayanlardan değiliz. Biz, her şeyi kendinden bekleyenleriz. Bu yıkım ortaklığının Tanzimat'tan beri kavgalı olduğu şey budur. İltimasların, önceliklerin, üstünlüklerin ortadan kalktığı, millete mensubiyet dışında hiçbir mensubiyetin işlemediği bu eşitlik fikrine düşmandırlar. Cumhuriyet ise keyfilik ve iltimasa düşmandır. Kayırma ve yağma düzenine düşmandır. İşte bu organize kötülük de bu sebeple düşmandır Cumhuriyet'e. Bu sebeple meselemiz: Kendi zaaflarını, hırslarını, cumhuriyetin zaafları sananlar, bunu böyle sunanlardır. Onların kasten ve tasarlayarak yaptığı bu büyük kalkışmadır. Sebep olmakta hiçbir beis görmedikleri, hepimizi bir biçimde içine sürükledikleri faciadır. Kendi imtiyazlarını korumak uğruna, Türk milletinin maddi ve manevi surlarında açtıkları yaralardır.




















