TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Türkiye Varlık Fonu’nun mali tabloları ve denetim raporları görüşmeleri devam ediyor. Muhalefet partileri, mevcut denetim sürecinin “gerçek bir Meclis denetimi olmadığını”, fonun Sayıştay denetimi dışında bırakıldığını ve denetim mekanizmasının yapısal olarak sorunlu olduğunu vurguladı.
Ağbaba: Bugün yaptığımız denetime bir denetim diyemeyiz
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, şu ifadelere yer verdi:
"Bugün yaptığımız denetime bir denetim diyemeyiz. Bizi ve komisyonu da alet ediyorsunuz. Bu denetim değil denetimsizliktir. Hukuk devleti ilkeleriyle uyuşmayan, mali hesap verilebilirliği ihal eden, kamu harcamalarında TBMM denetim ilkesini ihlal eden, AYM kararlarının bağlayıcılığı ilkesini ihlal eden bir denetim raporu meşru değildir. Ayrıca bu şirketlerin yönetim kurulu başkanları, üyeleri neden burada yok? Neden hiçbir zaman bu görüşmelere gelmiyorlar? Bizim milli kuruluşlarımız var örneğin Ziraat Bankası, Halkbankası gibi. 10 Kasım'da Akit gazetesinde Atatürk'le ilgili bir anma göremezsiniz, küfürden başka bir şey de göremezsiniz. Vakıfbank Akit'e ilan veriyor. Bunu neden başka gazetelere vermiyorsunuz? Bu gazeteleri siz bile okumuyorsunuz ama Türkiye'nin en çok okunan gazetelerine asla bunların ilanını görmezsiniz. Bu şirketler hiç kimsenin babasının çiftliği değil. Bunların itibarını korumak da başta sizin sonra hepimizin görevi. Ancak bu kuruluşlar yandaş medyayı fonluyor."
Usta: Bu Varlık Fonu'nun varlığının bence tartışılması gerekir
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, şunları söyledi:
"Varlık Fonu neden kuruldu? Dünya örneklerine baktığımız zaman bugün olan zenginlikleri geleceğe aktarmak için. Şimdi bizim böyle bir durumumuz yok. Dış borcumuz var, açık veriyoruz sürekli dolayısıyla geleceğe bu anlamda aktaracağımız bir şey yok. Eğer biz bunu borçlanma için kuruyorsak borçlanma işini çok iyi yapan bir hazinemiz var. Eğer varlıklarımızı satmak için yapıyorsak bu konuda ihtisaslaşmış özelleştirme idaremiz var. Dolayısıyla biz bunu neden yapıyoruz? Bu Varlık Fonu'nun varlığının bence tartışılması gerekir.
Burada ciddi bir denetim yetersizliği var. Bağımsız denetim firmasının başına cumhurbaşkanı kendisini atıyor, kararları alan da büyük ihtimalle o. Bağımsız denetim firmasını kendisi tayin ediyor, DDK denetçilerini kendisi takdir ediyor, Meclis denetiminde de burada biz ne kadar itiraz edersek edelim AK Parti'li arkadaşların parmaklarıyla bu iş geçecek. Dolayısıyla AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla Meclis denetimini yapacak milletvekillerini de cumhurbaşkanı kendisi tespit ediyor. Dolayısıyla üç aşamalı denetimin bütün unsurlarının denetlenen kişi tarafından tespit edildiği trajikomik bir durum."
Akay: Türkiye Varlık Fonu Türkiye'nin en büyük holdingi
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay ise şunları söyledi:
"Türkiye Varlık Fonu, 360 milyar dolarlık aktif büyüklüğüyle Türkiye'nin en büyük holdingi. Bu büyüklük içerisinde de bu kuruluşun içerisine alınan bazı kurum ve kuruluşların performanslarının düşük olduğunu görüyoruz. Zarar ettiğini, öz kaynaklarında azalma olduğunu görüyoruz. Baktığımız zaman da bunların bir kısmının da görev zararlarıyla ilgili olduğunu görüyoruz. 2026 bütçesinde 1 trilyon 389 milyar bir görev zararı var mesela. Geçen yıl bu tahmin edilen zarar 1 trilyon 299 milyar liraydı. Bu görev zararlarıyla ilgili Varlık Fonu bünyesindeki kamu bankalarıyla ilgili görev zararları var. Ama asıl KİT'lerle ilgili zararlar çok ciddi. BOTAŞ'ın 155 milyar bir görev zararı var. Bu göre zararlarını halletmeden bu kuruluşların da karlılığını artırmak mümkün olmayacak. Öz kaynak aktarımı çok önemli."
Erdem: Kurulan fonların birçoğunda öncelikle devlet yetkilileri olmuş
Muhalefetin eleştirilerine yanıt veren AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, milletvekillerinin konuşmalarını kayda aldığını, gazetecilerin de halka bilgiyi iletme sorumluluğunu yerine getirdiğini dolayısıyla denetleme faaliyetinin gerçekleştiğini söyledi. Erdem, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Fonun yüzde 81'i zaten hem KİT'ten hem Sayıştay denetiminden geçiyor. Diğer yüzde 19'luk kısmı da üçlü denetime tabii olduğunu görüyoruz. Sizler muhalefet olarak görevinizi yaptınız, artısını eksisini konuşuyoruz. Başında niye cumhurbaşkanı var; olmayabilirdi. Ama kurulan fonların birçoğunda öncelikle devlet yetkilileri olmuş. İleriki dönemlerde farklı bir yapıya da geçebilir. 360 milyar dolar büyüklüğe gelmiş bir fondan bahsediyoruz ve borcu çokça dile getirildi. 4,5 milyar dolarlık bir fonun borçlanması söz konusu. Önemli stratejik yatırımlar yapıyoruz. Savunma sanayisinde çok ciddi bir yerlilik oranına geldik. Bu gibi çalışmalardan dolayı da 360 milyar dolarlık bir fonun 4,5 milyar dolar bir borcunun olması da çok büyük bir borçlanma olmadığını düşünüyorum."




















