CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir'de düzenlenen “Her Gencin Hakkı: Nitelikli, Özerk, Demokratik ve Yaşanabilir Üniversite” Paneli'ne katıldı. "6 Kasım 1981 YÖK'ün kuruluşu. Bugün de 44'üncü yılı. Ve YÖK'ün kuruluşunda CHP'nin yükseköğrenime dair, öğrencilere dair, akademiye dair söyleyeceği sözler var. Bunları nerede söylemeli? Elbette bir üniversite kentinde söylemeli" diye sözlerine başlayan Özel, şunları kaydetti:
"Eldeki hiçbir kağıdın değeri kalmadığında o zaman devlet ortadan kalkar"
Üniversitelerin başına günü süresi dolanın yerine kayyum bir rektör atıyorlar. Ve öyle yönetmeye devam ediyorlar. OHAL kalktı Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk. İptal ettirdik. Geçen sene tekrar iptal ettirdik. Anayasa Mahkemesi en son 4 Haziran 2024'te Cumhurbaşkanı'nın rektör atama yetkisini yeniden iptal edip anayasaya göre seçimle belirlenecek dedi. Bir yıl süre verdi. O süre bu yıl 4 Haziran'da doldu. 18 Haziran günü yeniden kanun yapıp bir kelimenin yerini değiştirip yine kanuna Cumhurbaşkanı belirler yazdılar. Anayasa Mahkemesi'ni Sayın Başkanı Özkaya'ya gittim iki başkan vekili de oradaydı, dedim ki 'Bu yapılan işler tam olarak Anayasa Mahkemesi'ni saymama, keyfi yönetimin önünde hukuki denetimin olmasını kabul etmeme, anayasanın bir sayfasını yırtıp atmak.' Anayasanın bir sayfasını yırtıp atmak çok kolay bir iştir. Ama herkes hangi sayfanın yırtılacağına dikkat etmesi lazım. Sen Cumhurbaşkanı olarak 'Anayasa mahkemesi üst mahkemedir. Kararları gerekçeleriyle yayınlanır. Yargı yasama yürütme için bağlayıcıdır hükmü duruyorken o sayfada, Anayasa Mahkemesi'ni tanımıyorum, saygı da duymuyorum' dersen ya da filanca partiyi kapatmadı diye Anayasa Mahkemesi kapatılsın diyen bir ortağın varsa ve Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararları hiçe sayıyorsan seçilmiş milletvekilleri içeride duruyorsa, Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararlara uymuyorsan ve en son aldığı karara karşı sana verdiği sürenin sonunda aynı kanunu çıkarıp burnuna dayıyorsan bu bir sayfayı yırtıp atmak. O sayfayı sen attın. Yarın biri tutar Meclis'in yetkilerini atar. Öbürü gelir cumhurbaşkanının yetkilerini atar. Anayasa ortadan kalktığında ne olur? Karşı dükkanda yağma başlar. Anayasal düzen ortadan kalkınca artık polis, jandarma, tapu, hiçbirinin bir anlamı kalmaz. Eldeki hiçbir kağıdın değeri kalmadığında o zaman devlet ortadan kalkar. O zaman yağma başlar. O zaman zorbalık başlar. O zaman kimin kime gücü yetiyorsa dönemi başlar.
"Kendinden olmayan muhaliflere düşman hukuk sisteminin uygulandığı bir sürecin içindeyiz"
Bunu yapanlara karşı beklentimiz daha önce içtihaden kazanılmış bir hakkı var Anayasa Mahkemesi'nin, yürütmeyi durdurma çok ivedi konularda birisi arkandan dolanıyorsa, dokuz ay süre vermişiz sonunda aynı kanunu getirip dayıyorsa, vuracaksın yürütmeyi durdurmayı, bak bir daha yapıyor mu. Maalesef Anayasa Mahkemesi neredeyse 10 yıldır bu içtihaden kazandığı uygulamadaki yürütmeyi durdurma kararlarından vazgeçmiş durumda. Ve bu yüzden yok sayılıyor şu anda. Bu yüzden memlekette anayasa askıda şu anda. Tayyip Erdoğan'ın uyduğu maddelere uyuluyor. uymadığı maddelere uyulmuyor. Yeni bir düzen, ikili bir hukuk sistemi, kendisine hukuk ama kendinden olmayan muhaliflere düşman hukuk sisteminin uygulandığı bir sürecin içindeyiz."




















