GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-01-2026 15:11

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, akademisyenleri dinledi.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesiyle, çocukların toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı.

Durgut, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, komisyonun temel görevinin her çocuğun yaşam hakkını, güvenliğini, onurunu korumak ve mağduriyetleri gidermeye yönelik kalıcı ve etkili politikalar geliştirmek ve toplumda adalet duygusunu güçlendirmek olduğunu belirtti.

Birçok ülkede okulu bırakma oranlarının yükseldiği, akran zorbalığının dijital mecraya taşındığı, suç örgütlerinin çocukları daha kolay hedef aldığı ve özellikle büyükşehirlerde sosyoekonomik kırılganlıkların çocukları savunmasız bıraktığının görüldüğüne işaret eden Durgut, "Bu tablo bizlere çocuk suçluluğunun yalnızca bireysel davranışlar üzerinden ele alınamayacağını açıkça göstermektedir. Sorunun ekonomik, toplumsal, hukuki ve çevresel boyutlarıyla birlikte bütüncül ve disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekmektedir. Komisyonumuzun çalışmaları da bu anlayış doğrultusunda, bilimsel veriye dayalı, sahayla temas eden ve çözüm odaklı bir çerçevede sürdürülmektedir." diye konuştu.

"Ülkemizde cezalar çok düşük değil"

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeki Karataş, çeşitli çocuk cezaevlerinde gözlemler yaptığını belirtti.

Çocuk refahının anayasal olarak garanti altına alındığını söyleyen Karataş, şöyle konuştu:

"Bizim ülkemizde cezalar, ceza miktarları aslında çok düşük değil çünkü alt ve üst sınır belirlenmiş, hakime takdir yetkisi bırakılmış yani olayın vahametine göre üst sınırdan cezalar verebiliyor. Literatür bize şunu gösteriyor, cezaların artırılması suçla mücadelede çok da işe yaramıyor. Daha çok sosyal hizmet modellerinin, bu eğitim sisteminin, sağlık sisteminin aslında güçlendirilmesi burada daha çok çocukların suça sürüklenmesinde önleyici etkisi olduğunu görüyoruz. Çocuk adalet sisteminde önleme, rehabilitasyon ve yeniden toplumsallaştırma boyutunu güçlendirmemiz gerekiyor."

Bazı biyolojik faktörlerin çocukları suça yaklaştırabileceğini savunan Ulukol, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Güncel yaklaşım biyopsikososyal model çocuğun nasıl olup da geliştiğini, nasıl olup da nörolojik gelişimini, bilişsel gelişimini gerçekleştirdiğini bizim sağlıklı çocuklar üzerinde konuştuğumuz bir model bu. Peki, bu çocuk eğer suça sürüklenen çocuksa bu çocukta biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak neler oluyor da bu çocuklar normal gitmiyorlar, öbür tarafta suça sürüklenen çocuk haline geliyorlar? Elbette biyolojik kısımda genetik yapı, beyin gelişimi, hormonlar önemli. Psikolojik tarafında dürtüselliği, duygu düzenleme sorunları var ve tabii çok çok büyük bir alanda sosyal sorunlar, ailesi, istismara, ihmale uğruyor olması, akran etkisi, yaşadığı çevre, yaşadığı çevrede şiddetin değer gören bir noktada bulunması yani şiddeti uygulayan kişilerin alkışlanıyor olması bu çocuğun biyopsikososyal modelde nasıl suça sürüklendiğini gösteriyor."

AdminAdmin