Dr. Figen Gürsoy’un “İnsan Dünyadır” temasıyla hazırladığı “Minyatürlerle Yaşar Kemal’in Bütün Kitapları Minyatür Sergisi” Seyhan Çırçır Sanat Merkezi’nde izlenime sunuldu. 14-25 Ekim 2026 arasında sanatseverlerin ziyaret edebileceği sergi, Adana Büyükşehir Belediyesi Altın Koza AŞ ev sahipliğinde hayata geçirildi.
Serginin açılışında konuşan Dr. Gürsoy, sergiye ilişkin şunları söyledi:
“ADANA’DA OLMASI ÇOK ANLAMLI”
“Adana, bu serginin 13’üncü durağı. Daha önce Türkiye’nin farklı illerinde, uluslararası tıp kongrelerinde ve Paris’te olmak üzere 12 kez sanatseverlerle buluştu. Her sergi kendi içinde çok anlamlı ve doyurucuydu ancak ben 12 sergi boyunca hep büyük bir heyecanla Adana’yı bekledim. Çünkü büyük ustayı var eden, ona ilham veren toprakları görecek olmak bana ayrı bir heyecan veriyordu. Bu benim Adana’ya ve Çukurova’ya ilk gelişim. Fakat ben bu coğrafyayı, insanını, kültürünü, doğasını, çiçeğini ve böceğini ustanın cümleleriyle zaten çok iyi tanıyordum. İç dünyamda böylesine köklü yer edinmiş bir şehri şimdi gözlerimle görmek tarifsiz bir duygu. Adanalı izleyicilerden de bir beklentim var; bana bol bol Yaşar Kemal anıları getirmelerini umuyorum.”
Minyatürü bir kitap resmi olarak çalıştığını anlatan Dr. Gürsoy sözlerine, şöyle devam etti:
“ANADOLU’YU EN İYİ ANLATAN YAZAR YAŞAR KEMAL”
“Yani okuduğum kitapları minyatür diliyle yorumlamak kendime seçtiğim bir yol. Bu doğrultuda Anadolu’yu çalışmak istedim. Anadolu’yu en iyi anlatan yazarın da Yaşar Kemal olduğu bilinciyle yola çıktım. Bu çalışma, bir yazarın tüm kitaplarının eksiksiz olarak minyatür sanatıyla resmedildiği, bildiğimiz kadarıyla hem Türkiye’de hem de dünyada bir ilk. Yaşar Kemal, bu emeği fazlasıyla hak eden dev bir isim. Projenin tamamlanması tam 4 yıl sürdü. İlk yıl 57 kitabın tamamını okudum ancak bu sıradan bir okuma değildi. Öyle ki aldığım notları üst üste koysak neredeyse boyuma ulaşırdı. İkinci yıl bu notlardan yola çıkarak çizimlerimi ve eskizlerimi oluşturdum. Üçüncü ve dördüncü yıllarda ise kağıtlarımı hazırlayıp minyatürleri uygulamaya geçtim. 3 yıldır da sergileme süreci devam ediyor. Özetle, 7 yıllık çok güzel bir yolculuğun eşlikçisiyiz.”
Hedef kitlesinin gençler ve çocuklar olduğunu aktaran Gürsoy sözlerini, şöyle tamamladı:
“Bu sergiyi kurgularken, salondan ayrılan her izleyicinin içinde ‘Bir Yaşar Kemal kitabı daha okuyayım’ ya da ‘Tanışmadığım eserleriyle tanışayım’ isteğinin uyanmasını hayal ettim. Ancak asıl hedef kitlemiz her zaman öğrenciler, gençler ve çocuklar oldu. Geride bıraktığımız 12 sergide de anaokulundan doktora düzeyine kadar binlerce öğrenciyi salonlarımızda ağırlamayı başardık. Bu eserler, gençlerin geleceğe güç, güven ve güzellik taşıyabilmeleri için çok önemli birer hazinedir. Onların zihinlerine ve yüreklerine; içinde barış, umut, sevgi ve insan onuru barındıran çok güçlü tohumlar ekiyoruz. Bu tohumların gelecekte mutlaka hayatlarına olumlu bir katkısı olacaktır. Adana’daki sergimize de her yaş grubundan ziyarete başladılar; özellikle öğrencileri büyük bir keyifle bekliyorum.”
Serginin açılışında tüm Adanalıları bu özel buluşmaya davet eden Altın Koza Genel Müdürü Hüseyin Orhan da projenin kent için taşıdığı değeri şu sözlerle ifade etti:
“BÜYÜK USTAYI KENDİ TOPRAKLARINDA YENİDEN AĞIRLIYORUZ”
"Altın Koza Film Festivali’nin hemen ardından bu sergiyi Adanalılarla buluşturmak bizim için büyük bir keyif ve onurdur. Adana demek; Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Yılmaz Güney ve Müslüm Gürses demektir. Kentimizin kültür ve sanat yaşamını ayağa kaldıran, Altın Koza’nın vizyonunu büyüten en temel değerlerin başında Yaşar Kemal gelir. Büyük ustayı, Figen Hocamızın sergisi vasıtasıyla kendi topraklarında yeniden ağırlıyoruz. Yaşar Kemal, sadece Adana’yı değil, Çukurova’nın doğasını, insanını ve tarihsel başkaldırısını tüm dünyaya anlatan evrensel bir değerdir. Bu yüzden serginin özellikle gençler tarafından görülmesini çok önemsiyoruz. Nitekim okullarımızdan gelen öğrencilerimiz sergiyi ziyaret etmeye başladı. Figen Hocamıza bu kıymetli emeği bizimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Minyatürleri inceleyen her öğrencide bir merak uyanacağına ve bu merakın, onları Yaşar Kemal kitaplarını okumaya yönlendireceğine inanıyorum.”




















