Gürer, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin farklı illerindeki icra dairelerinde tarla ve traktörlerin ardından büyükbaş hayvanların da satışa çıkarıldığını bildirdi.
Antalya İcra Dairesi'nde dört düve, Bursa Karacabey İcra Dairesi'nde üç Holstein kırmızı alaca damızlık büyükbaş, Balıkesir Manyas İcra Dairesi'nde ise iki Holstein süt ineği, bir gebe Simental inek, bir erkek buzağı ve bir dişi buzağı olmak üzere toplam beş büyükbaş hayvanın satış listesinde yer aldığını aktaran Gürer, "Bunlar herhangi bir mal değil; üretimin temel sermayesi olan damızlık ve süt hayvanlarıdır" diye konuştu.
"TARIM SEKTÖRÜNÜN BORCU 1 TRİLYON 439 MİLYAR LİRAYI AŞTI"
Tarım kesiminin bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını kaydeden Gürer, şunları söyledi:
"Cumhuriyet tarihinin bankalara ve finans kuruluşlarına kredi borcunun en üst seviyeye ulaştığı dönemini yaşıyoruz. Çiftçilerimiz ağır borç yükü altında üretim yapmaya çalışıyor. Çiftçiler geçen yıl dondan önemli ölçüde etkilendi ve ödeme güçlüğüne düştü. Gelir-gider dengeleri bozulduğu için icra artık çiftçinin kapısında. Bu ay içerisinde 77 traktör ve 4 bin 509 tarla icra işleminde görülüyor. Bunun yanı sıra 12 büyükbaş hayvan da icra yoluyla satışa çıkarıldı."
"ÇİFTÇİNİN TARLASI DA TRAKTÖRÜ DE HAYVANI DA GİDİYOR"
Piyasaya olanın yanı sıra bankalara kredi borçlarını da ödeyemeyen çiftçinin kapısına haciz dayandığını ifade eden Gürer, "Elinde avucunda ne varsa gidiyor. Arazisi gidiyor, evi gidiyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor, hayvanı gidiyor" dedi.
Tarım sektöründeki borçların yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Gürer, üreticilerin üretimde kalmasını sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
"ARACI KAZANIYOR, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KAYBEDİYOR"
Aracılık sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Gürer, "Aracılık sistemi düzenlenmeden, üreticinin para kazanmadığı ancak aracıların kazandığı bir sistem devam ettiği sürece tüketicinin de uygun fiyata ürün alma şansı yok. Üretici kazanamıyor, tüketici pahalıya ürün alıyor. Bu sistemden ithalat lobileri de fayda sağlıyor" diye konuştu.
"TARIMDA PLANLI TARIMDA PLANLI ÜRETİM SAĞLANMALI"
Gürer, tarımda planlı üretime geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Tarımda planlamaya önem verilmeden bu sorunların üstesinden gelinemez. Tarımda planlı üretim sağlanmalı. Çiftçinin kapısına icra gelmesi değil, çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır" dedi.
Üreticinin desteklenmesinin yalnızca çiftçilerin değil, tüm toplumun sorunu olduğunu belirten Gürer, sözlerini şöyle tamamladı:
"Üreticinin girdi maliyetleri düşürülmeden, ürününü değerinde satması sağlanmadan ve borçları yeniden yapılandırılmadan tarımda sürdürülebilirlik sağlanamaz. Çiftçinin tarlasını, traktörünü, hayvanını kaybettiği bir ortamda üretim sürdürülemez. Çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır. Çünkü çiftçi üretmezse tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz."




















