CHP Grup Başkanı Özgür Özel Bilecik’te yaptığı değerlendirmede, “Biz de mahkemeye gidip 40 gün içinde bu kurultayın yapılmasını istiyoruz ve çağrı heyeti istiyoruz. Mahkemeden Sayın Murat Karayalçın’ın partiyi selametle kongreye götürmesini istiyoruz. Kabul ederlerse 40 gün içinde Sayın Karayalçın’ın başkan olduğu çağrı heyeti partimizi kongreye götürecek. Bunu da mahkemeler eğer kabul etmezse, bir oyun yaparlarsa, o zaman işte yarın il başkanlarımız Ankara’ya geliyor, onlarla konuşacağız. Çarşamba günü Parti Meclisimiz bir araya geliyor, onlarla konuşacağız. Merkez Yönetim Kurulumuzla konuşacağız. En sonunda bundan sonra ne yapacağımızı bir karara bağlayacağız.” dedi.
CHP Grup Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Bilecik programı kapsamında CHP Bilecik İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek partililerle bir araya geldi. Konuşmasının ilk bölümünde basın kuruluşlarının çalışma anlayışı ve haber alma özgürlüğüne değinen Özel, ANKA Haber Ajansı’nın kurucusu Altan Öymen’i andı. Özel şunları söyledi:
"Anadolu Ajansı’nı Atatürk, cepheden sağlıklı bilgi gelsin diye kurmuş; ANKA Ajansı’nı da basın özgürlüğü sıkıntıda diye Altan Öymen kurmuş. Bugün ölümünün birinci yıl dönümü. Onun için sabah oradaydım. Ondan sonra da Hikmet Çetin Genel Başkanımızı, hastanede ziyaret ettim. İyi, geçen gördüğüme göre daha iyi. Yani bir kere enfeksiyon falan hiçbir şey kalmamış, sağlığına tam kavuşmuş. Zihnen de nörolojik sorunlar var, hani biraz geç reaksiyon veriyor falan ama yine de geçen sefer gördüğüme göre daha iyi.”
"SEÇİLMİŞ İRADEYE YAPILAN MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ"
Özel, konuşmasının devamında CHP Bilecik İl Örgütü, kadın ve gençlik kollarına yönelik alınan kararları eleştirerek seçilmiş yöneticilerin iradesine müdahale edildiğini savundu. Özel şöyle dedi:
"Şimdi tabii çok zor bir dönemden geçiyoruz hep beraber. Kabul edelim, bu binaya, bu il yönetimine bile kayyum atandı. Daha doğrusu atanmış olan yönetim maalesef 2025 yılında seçilmiş.
2023 yılındaki bir seçimden dolayı mahkemenin aldığı bir kararla, gelip 2025 yılında seçilmiş il yönetimini görevden alıyorlar. Olacak iş değil yani. Dahası, daha da kötüsü kadın kollarını görevden alıyorlar. Sizin de alınmış... Bir de şöyle, buradaki bütün kadınlar birleşmiş, Dilek Acalık’ı seçmişti değil mi, bütün kadınlar? Bilecik’teki kadınlara diyor ki Ankara’daki erkekler: ‘Sen bilmezsin, sizin seçtiğinizi kabul etmiyoruz, bizim dediğimiz yönetecek.’
Ondan sonra Bilecik’teki gençler gençlik kolları başkanı seçiyor. Onu burada değiştirdiler mi, daha sıra gelmemiş olabilir; gelir. Diyor ki: ‘Siz Bilecik’teki gençler bir araya gelip başkan seçmişsiniz, siz bilmezsiniz. Biz Ankara’daki yaşlılar, Bilecik’teki gençlerin kararını biz vereceğiz.’ Olacak iş değil yani bunlar."
Özel yol haritasına ilişkin şunları söyledi:
“ÇAĞRI HEYETİ BAŞKANLIĞINA MURAT KARAYALÇIN’I ÖNERİYORUZ”
“Mahkemelerde hakkımızı arıyoruz şimdi işte. İmzaları teslim ettik, gereği yapılmadı. Şimdi, hatta bunu Bilecik’ten söyleyeyim, belki buradan duyulur. Hani şey diyorlar ya biz imzalarımızı aldık, getirdik, teslim ettik. O günkü delegelerin 1040 tanesi dedi ki: ‘Gelin bu seçimi bir an önce yapalım.’ Yok, yapmayız. Hatta orada, o devirde Kemal Bey’e oy veren delegelerden 500 tanesi de imza verdi, ‘Gelin yeniden yapalım’ diye. Bunları şimdi işleme koymuyorlar. Biz de mahkemeye gidip 40 gün içinde bu kurultayın yapılmasını istiyoruz ve çağrı heyeti istiyoruz. Diyorlar ki: ‘Vay efendim, bizi istemiyorsunuz.’ Ulan, istemiyoruz tabii. Seçilmemişsin yönetmesi olur mu? Çağrı heyeti 40 gün içinde gelecek, seçim kararı alacak ve kongreye götürecek.
Çağrı heyeti başkanlığına kimi öneriyoruz? Kimi öneriyoruz? Murat Karayalçın’ı öneriyoruz, genel başkanımızı öneriyoruz. O da kabul etti sağ olsun. Mahkemeden Sayın Murat Karayalçın’ın partiyi selametle kongreye götürmesini istiyoruz. Kabul ederlerse 40 gün içinde Sayın Karayalçın’ın başkan olduğu çağrı heyeti partimizi kongreye götürecek. Bunu da mahkemeler eğer kabul etmezse, bir oyun yaparlarsa, o zaman işte yarın il başkanlarımız Ankara’ya geliyor, onlarla konuşacağız. Çarşamba günü Parti Meclisimiz bir araya geliyor, onlarla konuşacağız. Merkez Yönetim Kurulumuzla konuşacağız. En sonunda bundan sonra ne yapacağımızı bir karara bağlayacağız.
Ama hiçbiriniz endişe etmeyin. Öyle bu ülkeye bir kere daha Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olacağı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ya da işte Atatürkçülerin, cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin, yani Türkiye’nin bütün demokratlarının bir kere daha üzüleceği bir seçimi yaşatmayacağız. Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız!”




















