Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan toplam 679 parsellik tarım arazisi, Yeniköy Termik Santrali’ne kömür sağlanması amacıyla 10 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmıştı. Kamulaştırma kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından parsellerin değer tespitinin yapılması ve el koyma işlemleri için Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava sürerken, 30 Mart’ta kamulaştırma kararı verilen parsellerde bilirkişi keşfi gerçekleştirilmişti.
Keşfe karşı çıkan İkizköylü Esra Işık, aynı gün gece saatlerinde gözaltına alınmış, 30 Mart’ta çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Işık’ın tutuklandığı gün ailesine ait parselde de de keşif yapıldığı öğrenilmişti. "Güvenlik" gerekçesiyle 6 Nisan’da İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Esra Işık hakkında hazırlanan iddianame, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Esra Işık, 27 Nisan’da Milas Adliyesi’nde "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Duruşmaya kelepçeli şekilde getirilen Işık hakkında savcılık tutukluluğun devamını talep etti. Mahkeme heyeti ise yaklaşık yedi saat süren duruşmanın ardından "kuvvetli suç şüphesi" ve "kaçma ihtimali" gerekçesiyle tutukluluğun devamına karar verdi. 28 Nisan’da acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan toplam 93 ayrı davada Danıştay 6. Dairesi, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının yürütmesinin durdurulmasına hükmetti.
"BU ADALETSİZLİĞE BİR AN EVVEL SON VERİN"
Milas Atapark Meydanı’nda Esra Işık için başlatılan adalet nöbetine çevre köy ve ilçelerden de destek geldi. Işık'ın annesi, Nejla Işık yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Adalet nöbeti için buradayız. İkizköy topraklarında başlattığımız adalet nöbetimiz şu an Milas Atapark’ta devam ediyor. Köyünü korumak, toprağını, havasını, suyunu korumak suç değil, suç olmamalı. Haksız, hukuksuz yere 40 gündür anasından, babasından, köyünden, evinden, yurdundan uzakta benim yavrum. Köyünü, köylünün hakkını koruduğu için 'bu topraklar şirketlerin çiftliği değil' dediği için. Evladımın tepkisi mahkeme heyetine değil, şirketleredir. 27 Nisan’da tam 8 saat süren duruşma sonrasında ne yazık ki tahliye edilmesini beklediğimiz yavrumuz yine İzmir Şakran Cezaevi’ne tutuklu olarak gönderildi. 4 Nisan’da avukatlarımızın itiraz dilekçelerini vermelerine rağmen dün itirazları reddedildi. Bu haksız tutuklu yargılanmaya, tutukluluğa buradan bir kez daha yükseltiyoruz. Bu haksızlığa, bu adaletsizliğe bir an evvel son verin."




















