Kurtulmuş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Terörsüz Türkiye süreci kapsamındaki yasal düzenlemelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin önemli tarihi bir süreçten geçtiğini vurgulayan Kurtulmuş, geçen yıl çalışmalarına başlayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun yaptığı toplantıların ardından müşterek bir rapor hazırladığını hatırlattı. Bu raporun bir yol haritası ve rehber niteliği taşıdığını belirten Kurtulmuş, Komisyona katılan partilerin tamamının ittifakıyla bir rapor hazırlandığını, raporun Türkiye için bir yol haritası niteliğinde olduğunu söyledi.
Terör örgütü PKK'nın silahlarını bıraktığını ilan etmesiyle yeni bir sürecin başladığına dikkati çeken Kurtulmuş, dünyadaki bütün çatışma çözümlerine baktıklarında nitelikli ve son derece farklı bir çalışma ortaya koyduklarını, yaptıkları çalışmada bir üçüncü göz bulunmadığını çünkü bütün siyasi partilerin millet adına sürecin hem denetleyicisi hem de taşıyıcısı olduklarını kaydetti.
Komisyondan ortak bir metnin çıkmasının da TBMM'nin gücünü göstermesi, demokratik fonksiyonunu ortaya koyması bakımından son derece önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bu büyük demokratik atılımın arkasından özellikle bölgedeki gelişmelerin Türkiye lehine bir süreci ortaya koyduğunu belirtti.
Kurtulmuş, 27 Nisan'da ortaya konulan "silahsız bir döneme girilme" iradesinin defaatle tekrarlanmasıyla Komisyonun çalışmalarının başarıyla nihayete ermesi sonucunda ortak bir noktaya doğru gelindiğini kaydetti.
Bundan sonraki süreçte artık silahların tamamen geride bırakıldığı, Türkiye'de terörün asla konuşulmadığı, "Terörsüz Türkiye" hedefinin tam manasıyla sağlandığı bir dönemin kapılarını açmak için yasal bir düzenlemenin gerçekleştirilmesinin zaruretini vurgulayan Kurtulmuş, bu çerçevede de bütün sorumluluğun TBMM'de bulunan siyasi partilere ait olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“İsteriz ki nasıl Komisyon raporu ortaklaşa bir çabanın sonucu olarak ortaya çıktıysa, bu şekilde gerçekleştirilecek olan yasal düzenlemenin de bütün partilerin katılımıyla ve mümkün olan en geniş ittifakla ortaya çıkması sağlanabilsin. Bunun için bu ziyarette en temel amacımız budur. Böyle bir ortak anlayışın gündeme getirilmesini temin etmektir. Şunu öncelikle ifade etmek isterim ki raporumuzun 6. bölümünde yer alan örgütün, münfesih örgütün bundan sonra nasıl hareket edeceğine ilişkin yasal düzenlemelere ilişkin ana çerçeve korunacaktır. Yani bu geçici ve müstakil bir yasa olacaktır. Bu yasa bir kritik eşik tanımlayacaktır. Yani örgütün silahlarını bıraktığı ve münfesih hale geldiğinin tespit ve teyidiyle ilgili bir mekanizma bu yasanın içinde mutlaka olmalıdır ve bu asla bir genel af ya da şahsa ait bir af niteliğinde olmamalıdır. Mühim olan mesele özellikle bu yaz aylarında örgüt mensuplarının silah bırakarak ülkeye gelmesini sağlamak ya da örgüt mensuplarının artık bir şekilde örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığını sağlamak için bu yasanın yol açıcı, kapsayıcı bir şekilde gündeme getirilmesinin gerekli olduğu kanaatindeyiz.”
“Yolumuz, istikametimiz bellidir”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel ile kuracakları yeni partinin genel başkanı seçildiğinde Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili bir görüşmesinin olup olmayacağına dair soru üzerine Kurtulmuş, yasanın Meclis'te bulunan milletvekillerinin ortak çabasıyla çıkacağını anlattı.
Kurtulmuş, CHP'nin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna güçlü destek vererek tartışmaların her aşamasında bulunduğunu aktardı.
Süreçte dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in de değerli katkılar sağladığını belirten Kurtulmuş, "Tabii ki bu kadar katkıda bulunan bir grubun, yeni bir parti kurarlarsa onların da bu sürece ilişkin görüşlerini almak Meclis Başkanı olarak vazifemdir diye düşünürüm." dedi.




















