GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-04-2026 14:47   Güncelleme : 20-04-2026 14:49

TÜİK: Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındaki çocuk oranı erkeklerde yüzde 36, kızlarda yüzde 37,8

TÜİK'in 2025 yılına ilişkin istatistiklerine göre, Türkiye'nin çocuk nüfusu 21 milyon 375 bin 930 olarak belirlendi. Türkiye'nin çocuk nüfusu, 1970'te nüfusun yüzde 48,5'ini oluştururken, bu oran 2025'te yüzde 24,8'e düştü. TÜİK'in 2025 verilerine göre toplam nüfusun yüzde 27,9'u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oran yüzde 36,8 olarak tespit edildi. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki erkek çocuk oranı yüzde 36 iken bu oran kız çocuklarda yüzde 37,8'e çıktı.

TÜİK: Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındaki çocuk oranı erkeklerde yüzde 36, kızlarda yüzde 37,8

TÜİK, 2025 yılına ait çocuk istatistiklerini açıkladı. Buna göre Türkiye nüfusunun yüzde 24,8'i çocuklardan oluşuyor.  

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930'unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun yüzde 51,3'ü erkek, yüzde 48,7'si kız. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5'ini oluştururken, bu oran 1990 yılında yüzde 41,8 ve 2025 yılında yüzde 24,8 oldu.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre, çocuk nüfus oranının, 2030 yılında yüzde 22,1, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 16,9, 2080 yılında yüzde 15,2 ve 2100 yılında yüzde 14,5 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,0, 2040 yılında yüzde 16,7, 2060 yılında yüzde 13,9, 2080 yılında yüzde 11,1, 2100 yılında yüzde 9,9 olacağı öngörüldü.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre ise çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,3, 2040 yılında yüzde 18,9, 2060 yılında yüzde 18,7, 2080 yılında yüzde 18,9, 2100 yılında yüzde 18,6 olacağı öngörüldü.

Türkiye'nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 17,6 oldu. AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, yüzde 22,7 ile İrlanda, yüzde 20,4 ile Fransa ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, yüzde 14,5 ile Malta, yüzde 14,9 ile İtalya, yüzde 15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye'nin çocuk nüfus oranının yüzde 24,8 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü.

Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki çocuklar için 64,3 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl olarak kaydedildi. 

Türkiye'de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre 64,3 yıl oldu. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu belirlendi. 

Özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 2024 yılında 96 bin 83 oldu

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların yüzde 62,6'sını erkek çocuklar, yüzde 37,4'ünü ise kız çocuklar oluşturdu.

Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların oranı yüzde 36,8 oldu

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olarak belirlendi. 

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36,0, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olduğu görüldü.

AdminAdmin