CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Grup Başkanı Özgür Özel başkanlığında TBMM'de toplanan MYK devam ederken basın toplantısı gerçekleştirdi. CHP Grup Bşakanı Özgür Özel'in hafta sonu Adana ve Niğde'de gerçekleştirdiği saha gezilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emre, şunları söyledi:
"Genel Başkanımızın yakın dönemde ziyaret ettiği ve toplantılar gerçekleştirdiği üç ilde de haksız bir şekilde oranın başarılı il başkan ve yönetimleri görevden alınmıştır. Ama orada gösterilen destek, ilgi gerek görevden alınan o arkadaşlarımıza yönelik desteğin bu denli yoğun olması aslında bir şeyi daha milletimiz işaret etmiştir. Halka rağmen siyaset olmaz. Halkla inatlaşarak siyaset yapamazsınız. Millete sırtınızı dönerek siyaset yapamazsınız. Sonra gün gelir sadece binalardan çıkamaz hale gelirsiniz. Gittiğiniz her yerde de protesto edilirsiniz. Burası hakikaten önemli. Biz halkla birlikte siyaset yapmaya devam edeceğiz. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi'nin saray iktidarının bizleri çizdiği rol ve bizlere verdiği koltuk nazarında siyaset yapmayacağız. Milletimizle siyaset yapacağız. Geleceği onlarla planlayacağız ve muhakkak da bu ülkeyi hak ettiği bir şekilde yönetecek güzel bir iktidarla buluşturacağız.
"SEÇİME GİRMEME RİSKİNİ ALAMAYIZ"
Butlan kararından sonra yaptığımız basın toplantılarında CHP'nin son geçerli kurultayı ve sonrasındaki kurultaylar iptal edildiği için en son geçerli kurultayının 25 Temmuz 2020 kabul edildiği görüldüğü için biz burada bir tehlikeye işaret ettik. Dedik ki 'Altı yıl kurultay yapmamak yani 25 Temmuz 2026'ya kadar kurultay yapmamak. Kanunun açık hükmüne göre CHP'yi seçime giremez noktaya getirebilir. Çünkü seçime girme yeterliliği kaybedilen maddeler içinde yer almaktadır. Bunun karşısında kurultay yapmaktan korkanlar, buna cesareti olmayanlar, buna mecali olmayanlar efendim 'Böyle bir şey yok. Ortada mücbir sebep var' şeklinde beyanlarda bulundular. Adeta saraydan bir garanti almışcasına. Ancak biz bu riski alamayız elbette. O nedenle de görülüyor ki muhakkak bir hazırlık yapılması gerekir olası bir seçim girmenin engellenmesi durumunda. Neye karşı? Butlan kararına karşı bizim başvurumuz var Yargıtay'da duruyor. Biz tabii Türkiye'nin bir hukuk devleti açısından yaşamasının en azından nabzının ttığının görülmesi açısından Yargıtay'dan hakikaten hukuka uygun bir kararın Türkiye için bizim yargı sistemimiz için, bizim seçim sistemimiz için hakikaten çıkacağını görmek, duymak isteriz. Ve bu kararı da bir an evvel verilmesi gerektiğini, özellikle yargının adli tatile girmeden evvel 20 Temmuz'dan evvel bunun verilmesinin elzem olduğunun altını bir kez daha çizelim.
"BAŞVURUMUZU YARIN YAPACAĞIZ"
Bu hafta hani hep söyledik biz seçmenlerimize, partililerimize 'Siz bizi birinci parti yaptınız. Zor günlerde de yanımızda bulundunuz. Biz bu parti içerisindeki her seçeneğin sonuna kadar tüketeceğiz.' Bu kapsamda parti meclisinin düştüğünü, istifalar edildiğini, tüzük gereği 40'ın altına indiğinde olağanüstü kurultay yapılmasının zaruri olduğunu sayının 30'un altına düştüğünü bırakın 40'ın altına, yine her şart altında AYM kararlarının, geçmiş YSK kararlarının açık olduğunu, yeterli imzanın olağanüstü kurultay için toplandığında yapılmasının zaruri olduğunu bu kapsamda da olağanüstü kurultay içinde yeterli imzayı fazlasıyla topladık ve tebliğ ettik. Bu sürelerin de aşıldığını görüyoruz. Bu nedenle de makul sürenin, yasal sürenin, tebliğden itibaren geçtiğini gördüğümüz için her iki başlıkla ilgili de yarın itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuru yapacağız. Gereği yapılmadığında ne yapılacağı açık Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuru yapılıyor. Ve burada da kurultay yapmak için bir çağrı heyeti oluşturulması isteniyor. Daha önce bu tartışma yürüdüğünde işi başka yere çekmek isteyenler oldu. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuruyorsunuz. Üç kişilik bir çağrı heyeti sadece kurultay yapmak üzere bir görev yapıyor. Maaş dışında hiçbir ödeme yapamıyor. Hiçbir işlemde bulunamıyor. Ne görevden alma, ne atama, ne başka hiçbir şey yapamıyor sadece partiyi kurultaya götürüyor. Ve bu maksatla da başvurumuzu yarın itibariyle yapacağız.
Biz bir yönüyle yeni bir hazırlık yaparken Türkiye'nin her yerinden bütün samimiyetimle söylüyorum gerek bizlere gerek arkadaşlarımıza genel başkanımıza 'Biz size her türlü desteği veririz. Otobüsse otobüs, binaysa bina, bağışsa bağış yaparız' diyen yurttaşlarımız var. Hepsine buradan şükranlarımızı bir kez daha sunuyoruz. Ve bir notu da paylaşma ihtiyacı hissediyoruz. O kadar çok destek vermek isteyen ve bu yayıldı ki haliyle maalesef dolandırıcılar da çıkıyor. O nedenle bizim Türkiye'nin hiçbir yerinde bir bağış kampanyamız yok. Hiçbir yerde otobüs alacağız diye bağış yapmıyoruz, bir kampanya yapmıyoruz. Buradan duyurusunu yapalım. Bizim ve yetkili rkadaşların ağzından duymdığınız hiçbir şeye inanmayın. Çünkü bu yönde de tespitler oldu."




















