İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Milletvekili ve partililerin Türk bayraklarını dalgalandırdığı toplantıra dronla çekim yapıldı.
"ÖCALAN'A ÖZGÜRLÜK İSTEYEN MİTİNG DEĞİL REDERANDUM YAPSIN"
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'a özgürlük mitingi yapılmasına tepki gösteren Dervişoğlu, şunları kaydetti:
"Birileri, hiç utanmadan, bıkılmadan, iktidarın yol vermesiyle, göz yummasıyla, Öcalan denilan caniye özgürlük diyerek, 'Öcalan’a Özgürlük' diyerek ihanet mitingleri düzenleme cüretini gösteriyor. Milletin gözünün önünde terör örgütüne ve teröristlere özgürlük istemek, suçu ve suçluyu övmektir. Bu, Meclis'e taşınmak istenen ihanet yasalarına meşru zemin oluşturmaya kalkışma cürretidir. Plan çok açık, oynanan oyun çok nettir. Onlar, Kürt kardeşlerimi İmralı'daki o terör hükümlüsüne, o bebek katiline tebaa yapmak istiyorlar. Ben bu en çok Kürt’e hakarettir diyorum. İlk günden beri bu tuzağa dikkat çekiyorum. Vatandaşın kimliğine kayyım atıyor, milli devlete butlan istiyorlar. Ellerine geçirdikleri kanun yapmaya elverişli Meclis çoğunluğuyla, milletin hukukunu çiğnemeye çalışacaklarından zerrece şüphem yoktur. Ama buradan söylüyorum: Meclis'te yasa çıkarak çoğunluğa sahipsiniz. Abdullah Öcalan gibi caniye özgürlük vermek miting meydanlarında ya da Meclis'te elde edilmiş çoğunlukla olacak bir iş değildir. Öcalan'ın serbest kalmasını bu büyük millet istiyor mu, istemiyor mu sormak lazımdır. Buna özgürlük isteyen sağda solda miting yapacağına hiç zaman kaybetmeden referandum yapsın.
"HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA, ADALETSİZLİĞE BAYRAK AÇIYORUM"
Çok istiyorlar ama başaramayacaklar. Çünkü biz varız. Biz bu kutsal birliğin neferiyiz. Biz, Türk milletinin sahipsiz olmadığını haykıranlarız. Biz, bu vatanın birliğine, dirliğine inanlarız. Biz, kula kulluk edilmesin diye mücadele edenleriz. Biz, her bir insanımızın, Türkiye Cumhuriyeti'nin başı dik, eşit, onurlu ve hür vatandaşları olmasını isteyenleriz. İşte bu yüzden Türk milleti adına baş kaldırıyorum, başkaldırıyorum. Ve bayrak açıyorum. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe bayrak açıyorum. Üniter yapımıza, kardeşliğimize, milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize saldıranlara bayrak açıyorum. Milletin birliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne karşı savaş ilan edenlere bayrak açıyorum. Terörü, teröristleri, vatan hainlerini kutsamak isteyenlere bayrak açıyorum. Şehit ailelerinin bitmeyen acılarım ve dinmeyen gözyaşları için bayrak açıyorum. İntihar eden polislerimiz için, açlık grevindeki öğretmenlerimiz için bayrak açıyorum. Emeğinin karşılığını alamayanlar, haber yaptığı için gözaltına alınan gazeteciler için bayrak açıyorum. Siyaset yaptığı için içeri atılan, siyasi hakları ve hürriyetler gasp edilenler için bayrak açıyorum. Ben, konuşamayanlar duyulmayanlar, görülmeyenler için bayrak açıyorum. Eşitlik için, hürriyet için, demokrasi için bayrak açıyorum. Harun gibi gelip, Karunlaşanlara bayrak açıyorum.
"HER VATANDAŞIMI TANDOĞAN MEYDANINA DAVET EDİYORUM"
Adaletsizliğe karşı adalet için, saltanata karşı cumhuriyet için, kayyımlara karşı demokrasi için, butlanlara karşı milli egemenlik için, çözülmeye karşı bütünlük için bayrak açıyorum. Sadece ben değil, bu büyük millet de elden ele, gönülden gönüle, yürekten yüreğe bayrak açıyor. Mavi gök kubbenin en güzel süsü, alnımızın akı, şehidimin son örtüsünü en yukarı taşımak için bayrak açıyoruz. 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan’da olacağız. Parti ayrımı yapmadan, al bayrağı namusu ve şerefi bilen, cumhuriyet sevdalısı her vatandaşımı Tandoğan Meydanına davet ediyorum. Bu büyük buluşma inanıyorum ki, Türk milletinin yeniden doğuşu olacaktır. Ve hep birlikte haykıracağız: Son bulsun teslimiyet, yıkılsın zillet, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın millet!"




















