Gökay Çakır, Ankara’da Enerji Bakanlığı yakınına ulaştıkları anda fiilen gözaltına alındıklarını belirterek, kendisi ve beraberindeki 33 kişinin akşama kadar gözaltında tutulduğunu söyledi. Çakır, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Arkadaşlar, dün arkadaşlarımızın da belirttiği gibi gözaltına alındık. Ankara’da, Meclis binasının ve Enerji Bakanlığı’nın yanına vardığımızda zaten fiilen gözaltındaydık. Başaran abiyle beraber ilk başta bizi aldılar. Sonrasında gözaltı işleminde toplam 33 arkadaş olduk. Dün 33 arkadaş birlikte gözaltında kaldık. Akşama kadar da gözaltında tutulduk. Daha sonra Enerji Bakanlığı’nın yanında bizi, yaklaşık 3 metre genişliğinde, insanların yürüdüğü, taş ve parke döşeli bir alana götürdüler. Bir tarafımızda duvar vardı, diğer tarafımıza da 20 tane araç sıraladılar. Bizi orada adeta ölüme terk ettiler. Çünkü ne bir battaniye verdiler ne altımıza karton ne de başka bir şey sağladılar. 'Burası yaşam alanı olur' dediler ama orası bizim için yaşam alanı değil, ölüm alanı oldu. Çünkü 20 tane araç sabaha kadar bu insanların üzerine gaz üfürdü. Dün eksi bir derecede bu insanların ne yaşadığını ben gördüm. Hiç kimse görmedi, hiç kimse ses çıkarmadı.
"Bizim bakanların kulakları duymuyor"
Bugün de sabah 06.00’da şafak operasyonuyla bizi aldılar. Sabahtan beri hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey sormadan beklettiler, beklettiler, beklettiler. Şimdi de 'Gözaltından çıktınız' dediler. Peki biz niçin gözaltına alındık? Bu işçiler kime yanlış yaptı? Kimin hakkını aldı? Kimin hakkına tecavüz etti? Bu işçiler sadece alın terlerinin karşılığını istedi diye mi bunlar yaşatılıyor? Bu reva mıdır? Buradaki bütün 600 milletvekiline sesleniyorum. Yine sesleniyorum. Her gün seslendiğim gibi yine sesleniyorum: Bu reva mıdır? Bu işçiye bu reva mıdır? Yerin 7 kat altında çalışan bir işçi, hakkını aradı diye iki günden beri gözaltında tutulur mu? Bu işçiler size ne yaptı? Kolluk kuvvetlerine zarar mı verdi? Birine bir şey mi yaptı? Hiçbir şey yapmadılar. Sadece haklarını aramak için Enerji Bakanlığı’na yürümek istediler. Sadece seslerini duyurmak istediler. Ama gözler kapandı, kulaklar tıkandı. Bizim bakanların kulakları duymuyor. Bu yanlıştır.




















