SİYASET
Giriş Tarihi : 13-11-2025 06:48

Deniz Yücel: “İBB iddianamesiyle iktidar, ülkeyi demokrasiden koparma niyetini açık şekilde ortaya koymuştur”

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, dün açıklanan İBB iddianamesine ilişkin olarak, "Bu iddianameyle iktidar, bu ülkeyi demokrasiden koparma niyetini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu hedef için düşmanlarını belirlemiş, sandıkta yarışmaya cesaret edemediklerini zindana göndermiştir.

Deniz Yücel: “İBB iddianamesiyle iktidar, ülkeyi demokrasiden koparma niyetini açık şekilde ortaya koymuştur”

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, dün açıklanan İBB iddianamesine ilişkin olarak, "Bu iddianameyle iktidar, bu ülkeyi demokrasiden koparma niyetini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu hedef için düşmanlarını belirlemiş, sandıkta yarışmaya cesaret edemediklerini zindana göndermiştir. Millet olarak bir kararın eşiğindeyiz. Hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu, herkesin güvenliğinin gözetildiği, Anayasal düzenin geçerli olduğu, yasama-yürütme ve yargının kendi görev alanları içerisinde kaldığı, birbirlerine darbe yapmaya teşebbüs etmediği bir ülkede huzur, barış ve refah içerisinde mi yaşamak istiyoruz; yoksa iktidarın rüzgarına göre şekillenen bir kara düzende, bir kaos ortamında, kaygıları her geçen gün daha da artan, belirsiz bir geleceğe ilerleyen yoksul bir ülkede mi yaşamak istiyoruz" dedi.

CHP MYK, dün parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, MYK toplantısının gündemine ilişkin CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Yücel, şunları kaydetti:

“Dün Azerbaycan’dan ülkemize gelmekte olan Milli Savunma Bakanlığı’na (MSB) ait C130 askeri kargo uçağımızın Gürcistan-Azerbaycan sınırında düştüğünü ve maalesef 20 kahraman askerimizin şehit olduğunu derin bir üzüntüyle öğrendik. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, acılı ailelerine ve aziz milletimize baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Henüz iki gün önce, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 87’nci yıl dönümüydü. ‘Benim iki büyük eserimden biri’ dediği, bu ülkenin kurucu partisi CHP’ye dört koldan saldırılırken kurucumuza daha güçlü sarılıyor, onun emanetini ilelebet yaşatacağımızın sözünü bir kez daha veriyoruz. Bir gün değil, her gün andığımız; ilke ve devrimleriyle yolumuzu aydınlatan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sonsuz saygılarımı sunuyorum. Ruhu şad olsun.

“AKP Genel Başkanı yargıya açıkça, ‘Pusulanız hukuk değil, ben olacağım’ mesajını vermiştir”

MYK toplantımızı dün Genel Başkanımız Özgür Özel’in başkanlığında gerçekleştirdik. AKP iktidarında bir konu var ki kronikleşmiş, diğer tüm sorunların kaynağı ve temel sebebi. O da hukuk ve hukukun üstünlüğü meselesi. Hukukun üstünlüğünün olmadığı yerde ne can güvenliği olur ne mal güvenliği olur ne demokrasi tam anlamıyla işler ne ekonomi düzelir ne hayat pahalılığı biter ne sosyal adalet sağlanır. Devletin temelinden hukuku çekip alan AKP, bugün ülkede ekonomiden eğitime, sosyal adaletten sağlığa kadar her alanda yaşanan kaos ve çürümenin tek sorumlusudur. AKP Genel Başkanı işine geldiğinde, ‘Yargı bağımsız ve tarafsızdır’ demiş ama işine gelmediğinde ‘Yüksek mahkeme kararlarını tanımıyorum, saygı duymuyorum’ demiştir. AKP Genel Başkanı yargıya açıkça, ‘Pusulanız hukuk değil, ben olacağım’ mesajını vermiştir. Elbette bu ülkede AKP’nin tüm müdahalelerine rağmen meslek onurunu koruyan, hukukun üstünlüğüne inanan ve evrensel hukuk kurallarından ayrılmayan yargı mensupları vardır. İyi ki de varlar. AKP’nin yargı kollarının başında olan şahıs bundan bir yıl önce siyasi bir görev olan bakan yardımcılığından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanmıştı. Göreve geldiği günden itibaren CHP’ye ve CHP’lilere 'düşman hukuku' uygulayan bu şahıs ve onun gibi hareket edenler, bu ülkede yargının tarafsız ve bağımsız olmadığının en somut kanıtıdır.

“İddianame adeta siyasi bir propaganda belgesidir. Meşru ve demokratik siyaseti hedef alan bir darbe muhtırasıdır”

Dün merakla beklenen ve yine bu şahsın başında bulunduğu AKP yargı kolları tarafından hazırlanan İBB İddianamesi açıklandı. İlk bakışta maddi gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmış hukuki bir metinden ziyade, bu metnin tamamen CHP’nin kurumsal kimliğini ve tüzel kişiliğini hedef alan siyasi bir metin olduğunu söyleyebiliriz. İddianamede yer alan, 'CHP’nin ele geçirilmesi ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde örgüt liderinin aday gösterilmesi amacıyla’ ifadesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce birçok kez kullandığı ‘ahtapotun kolları’ ifadesine yer verilmesi ve CHP’ye Anayasa’nın 69’uncu maddesi uyarınca kapatma davası açılması konusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması bu tespitimizin en temel kanıtıdır. Bu yönleriyle iddianame siyasi bir propaganda belgesidir. Meşru ve demokratik siyaseti hedef alan darbe muhtırasıdır.

“Hem partimizi hem de İBB’yi suçlamak için gerekçe yaratılmaya çalışıldığını görüyoruz”

İddianamede somut delillerden ziyade, çoklukla ‘duyduğum kadarıyla’, ‘duydum’, ‘bildiğim kadarıyla’, ‘düşünüyorum’ ya da ‘tahmin ediyorum’ gibi ifadelere yer verildiği, başta üç olan gizli tanık sayısının 15’e çıktığı ve 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirdiğimiz 38’inci Olağan Kurultayımızda kürsüden yapılan konuşmaların, kurultayımızda çekilen görüntülerin, asılan pankartların partiyi ele geçirme planının kanıtı olarak iddianameye eklendiğini görüyoruz. Yine bilgi işlem sorumlumuz Orhan Gazi Erdoğan’ın haksız ve hukuksuz şekilde, asılsız suçlamalarla tutuklanmasına iddianamede yer verilerek hem partimizi hem İBB’yi suçlamak için gerekçe yaratılmaya çalışıldığını görüyoruz. Hukuki olmayan, tamamen siyasi saiklerle hazırlanmış, yaklaşık 4 bin sayfa olan iddianameyi inceleyeceğiz ve yeri geldikçe milletvekillerimiz ve genel başkan yardımcılarımız aracılığıyla görüşlerimizi, tespitlerimizi, analizlerimizi sizlerle paylaşacağız.

“Bu iddianameyle iktidar, ülkeyi demokrasiden koparma niyetini açık şekilde ortaya koymuştur”

Ancak şunun altını çizerek ifade ediyoruz: Bu iddianameyle iktidar, bu ülkeyi demokrasiden koparma niyetini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu hedef için düşmanlarını belirlemiş, sandıkta yarışmaya cesaret edemediklerini zindana göndermiştir. Artık herkes şunun farkında olmalı: Millet olarak bir kararın eşiğindeyiz. Hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu, herkesin güvenliğinin gözetildiği, Anayasal düzenin geçerli olduğu, yasama-yürütme ve yargının kendi görev alanları içerisinde kaldığı, birbirlerine darbe yapmaya teşebbüs etmediği bir ülkede huzur, barış ve refah içerisinde mi yaşamak istiyoruz; yoksa iktidarın rüzgarına göre şekillenen bir kara düzende, bir kaos ortamında, kaygıları her geçen gün daha da artan, belirsiz bir geleceğe ilerleyen yoksul bir ülkede mi yaşamak istiyoruz? Bugün CHP’ye, onun belediye başkanlarına, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na yapılan saldırılar aslında bu ülkenin demokratik düzenine, Anayasal düzenine ve bu milletin geleceğine yapılmaktadır. Biliyoruz ki Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olan CHP’ye de demokrasimize de milletimiz sahip çıkacaktır. Çünkü CHP, gücünü ve meşruiyetini millettimizden alır. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

AdminAdmin