CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gençlere acımayan, çalışana acımayan ve asla ve asla onlara umut vermeyen bir düzenin olduğunu belirterek, "Eskiden karı koca çalışıyorsa beş yılda araba, 10 yılda ev alınıyordu. Tek başına çalışan bir memur evini geçindirip emekli olunca bir ev alabiliyordu. Şimdi eğer babadan, anneden miras değilse, piyangodan para çıkmadıysa hiçbir gencin bir araba alması, bir ev sahibi olması ihtimal dahilinde değil. O yüzden bu ülkenin umutlarını çalan AK Parti'nin kara düzenini sandıkta yeneceğiz ve hep birlikte bitireceğiz" dedi.
Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alacaklarını söyleyen Özel, "Hiç kazanmayandan hiç vergi almayacağız. Asgari ücreti insanca bir seviyeye çıkaracağız. Bu sene görevimiz 39 bin liraydı ama asgari ücreti küçük esnafın, KOBİ'nin sırtına yük yapmayacağız. Mutlaka onlara asgari ücret artışı kadar sosyal güvenlik prim desteği sağlayacağız. Biz kimsenin, eğer iş veremiyorsak, aç açıkta, yoksul sokakta kalmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için temel vatandaşlık gelirini mutlaka getirip hiçbir geliri olmayanı kaderiyle baş başa asla bırakmayacağız. Çiftçi borçlarının faizlerini silip ana parasını mutlaka yapılandıracağız" ifadelerini kullandı.
Özel, elektrik ücretlerinin, her ay çiftçinin tepesine "elektrik parası" diye çökmeyeceklerine, planlı tarıma geçip çiftçiye alım garantisi vereceklerini belirterek, "Bir litre süt 1,6 kilo yem alacak şekilde pariteyi düzenleyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında çiftçiyi, emekliyi, çalışanı kaderiyle baş başa bırakmayacağız. Bu hayale, bu mücadeleye, bu azme, bu geleceğe inanıyor musunuz? Bunun için bizlerle birlikte çalışmaya var mısınız? Kapı kapı gezmeye, ikna edemediklerimizi bulmaya, komşunuzu, akrabanızı, eşinizi, dostunuzu ikna etmeye var mısınız?" diye sordu.
"CHP DİMDİK AYAKTADIR"
CHP'lilerin eşlerine, dostlarına, yakınlarına saldırıldığını söyleyen Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadın milletvekillerinin namusuna dil uzatacak kadar aşağılık adamlar bunlar, aşağılık adamlar bunlar. Şunu herkes çok iyi bilsin. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyla, yöneticileriyle, belediye başkanlarıyla, üyeleriyle, örgütüyle dimdik ayaktadır. Hiçbir iftiracıya, hiçbir saldırgana teslim olmayız. Bu yolda bizimle yürüyenler yürür, yürümeyenler yolda dökülür ama Cumhuriyet Halk Partisi eninde sonunda hedefe varır" diye konuştu.
Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek, "19 yıl savcılık yapıp 190 yıllık maaşıyla alamayacağı 452 milyon liralık tapuları açıklayamayana söylüyorum. Balıkesir'de ortalama bir ev 4,5 milyon lira. 100 ev parası, 100 ev parasını tapulamış olana söylüyorum. İftiran, ölümün, baskın bizi yıldıramaz. Biz günü geldiğinde kaçıp gideceklerden değil, gerekirse bu vatan için öleceklerdeniz" dedi.
"SANDIKTAN KAÇANIN KAÇACAK HİÇBİR YERİ KALMAZ"
Mitingden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenen Özel, şu ifadelere yer verdi:
"Sayın Erdoğan, millet krizden bıktı. Açlıktan bıktı, yoksulluktan bıktı. Bu millet artık bir değişim istiyor. Sandıktan kaçmak marifet değil. Sandıkla geldin. Önemli başarılar elde ettin ama son seçimleri kaybettin. Patron ne sensin ne benim. Patron millet. Patrona soralım. Gelin sandığı koyalım. Eğer savcılarına inanıyorlarsa, eğer sana inanıyorlarsa sana yetkiyi versinler. Ama inanmıyorlarsa artık bu milletin yakasından düş, düşün. Bugün Türkiye'de sekiz milletvekilliği boş. Anayasa, 'Yedi seçim bölgesinde derhal seçim' diyor ama Erdoğan geçmişte birinci çıktığı, son seçimde birinci çıktığı Afyon'da, Kırıkkale'de, Adıyaman'da, dönüp gelip Kocaeli'nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapmaktan korkuyor. O seçimden kaçıyor.
Buradan Sayın Erdoğan'a sesleniyorum, gel istersen genel seçimleri, istersen hem genel hem yerel seçimleri hep birlikte erken seçim sandığına götürelim. Millet ne diyorsa onun dediği olsun. Hodri meydan, var mısın? Erdoğan sandığa gelebilir mi? Hayır. Erdoğan sokağa çıkabiliyor mu? Hayır. Size hatrınızı sorabiliyor mu? Hayır. Sizden gelip oy isteyebilir mi? Hayır. Bir daha seçilebilir mi? Hayır. İşte bu yüzden kaçıyorlar. Bu yüzden Sayın Erdoğan'a hatırlatıyorum. Sandıktan kaçanın kaçacak hiçbir yeri kalmaz. Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır. Biz milletin önüne sandığı istiyoruz. Milletin karar vermesini istiyoruz. Hodri meydan."




















